17.06.2012

İşe Odaklanamıyorum, Neden?

"İşime odaklanamıyorum", "aklım sürekli başka yerde", "okuduğumu anlayamıyorum",... vb. sorunlarınız varsa bu sayfa tam size göre! Üretici olmak, işinizde başarıya ulaşmak, başarılı çalışmalar üretmek istiyorsanız bu adımları izlemeniz olmazsa olmazlardan.. Taktik değil ama ilginizi dağıtan hayatın öğelerinden uzak durma yöntemleri, buyurun, sizlerle: 



Ana hedefiniz için kısa hedefler belirleyin

Bitirmeniz gereken işiniz için yapılması gerekenler listesi belirleyin ve adım adım işinizi gerçekleştirerek ana hedefinize ulaşmaya çalışın. Bu şu demek oluyor, yapılması şart koşulan ana hedefli işinizi küçük parçalara bölün ve her birini, belirlediğiniz zaman diliminde bitirmeyi hedef koşarak, tamamlayın. Fark edeceksiniz ki büyük işi bitirmeye çalışmaktansa kısa adımlı işleri bitirmek daha kolay olacaktır ve her bitirdiğiniz adım özgüveninizi arttıracaktır. 

İki karpuz tek koltuğa sığmaz (Türk Ataları işi biliyor)

Süleyman Demirel birçok işi aynı anda yapmasıyla bilinir fakat bilimsel gerçeklik derki bir insan hiçbir zaman aynı anda birden fazla işi yürütemez. Kaynağını hatırlayamadığım bir makale Süleyman Demirel'in, çok işi aynı anda yapabilmesinin, beynini kısa zaman dilimlerinde farklı konulara odaklayabildiği için olduğunu belirtmişti. İngiliz bilim adamlarının yaptığı bir çalışmaya göre, birçok işi aynı anda takip etmeye çalıştığınız zaman, IQ'nuz genel olarak %10, eğer erkekseniz %15 ve eğer kadınsanız %5 seviyesinde azalmaktadır. 

Çevrenizdeki rahatsız edici öğeleri engelleyin

Siz de biliyorsunuz ki çevrenizde sizi rahatsız eden bir sürü öğe var! Mesela ofisinizde sürekli açılıp kapanan kapı, yan masanızda telefonda uzun uzun konuşan iş arkadaşınız, (sanki çok önemliymiş gibi) size sürekli gelen facebook güncellemeleri, arkadaşlarınızın anlık hayat güncellemelerini belirten telefon mesajları, internetten gelen kutlamalar, hayatın anlamını anlatan sunum olarak sunulmuş paylaşımlar, iş yeri güya-genel bilgilendirme iletileri, bayram, kandil kutlamaları,. Kendinize çalışma anı belirleyin ve e-postalarınızı belirlediğiniz anlarınızda denetleyin. Kendinize ayırdığınız akşam zamanlarınızda bile, bu tarz etkinliklerle anınızı boş geçirmeyin; en doğrusu olarak ailenizle vakit geçirin. 

E-postalar sürekli rahatsız eder

Bir önceki bölümde belirttiğim gibi: sürekli gelen veya bir anda karşınıza çıkan e-postalar, işinizi yapmaya odaklanmaya çalışırken,  ilginizi dağıtan en büyük etkendir. İşiniz müşterilerinizle veya iş arkadaşlarınızla iletişime dayalı değilse eğer, e-postalarınızı kapatıp işinize kendinize vermeye çalışmanız en doğru çalışmanız olacaktır. Gelen e-postaları da gün içinde belirleyeceğiniz belirli saatlerde gözden geçirmek, hem iş gündeminizi takip etmek, hem de esas işinizden ayrı kalmamak için en doğrusu olacaktır. 

İnternette neler dönüyor?

Zamanımızın çoğu internette geçiyor ama internet verimli anlarımızın çoğu zamanını, boş konularla, ele geçirebiliyor. Sporda (pardon futbolda) neler olmuş, arkadaşlarım yeni paylaşımlarda bulunmuşlar mı, sürekli takıldığım oyunda beni geçen oldu mu,... gibi sorular beyninizde sürekli dönüyordur ve biliyorsunuz ki bunlar sizi işinizden sürekli alı koyuyor. Burda dikkatinizi vermeniz gereken iki konu var: 1) işimi hemen yapmanız yararınıza olur 2) boş işlerle uğraşacağınıza büyük çalışmalara imza atmanın hazzını yaşamak paha biçilemez! İnternette eğlenelim ama interneti çoğunlukla kendimizi geliştirmek için kullanalım. 

Telefonunuzu kapatın!

Erkek (Kız) arkadaşınız, sevgiliniz, eşiniz paranoyak değilse; telefonunuzu kapatmanızda fayda var. İşinize kendinizi verin ve en kısa zamanda işinizi bitirin; ya geri kalan zaman size kalır ya da kendinizi geliştirmek için anınızı değerlendirebilirsiniz veya kalan işlerinizi bitirebilirsiniz. (Anahtar konu: iştesiniz ve işinizi yapmanız gerek ve emeğinizin hakkını vermeniz gerek, ne olursa olsun, hem ülkeniz, hem benliğiniz için)

Planlı programlı olmak

Kendi programınızı, ne kadar üst makamda bulunsanızda, başkalarına teslim etmeyin. Sekreteriniz yerine, siz kendiniz programınızı belirleyin. Herkes kendince bir iş planı kurar ve siz de bunu yapıyorsunuzdur, ister istemez, ve sekreterinizin (veya herhangi bir alt çalışanınızın) yapacağı bir planla, kendinizce kurduğunuz gün çalışmanızı süprizle doldurmayın. Gün içi çalışma akışınız sizin elinizde olsun ki beklentilerinizle yapacağınız çalışmalarınız uyumlu olsun. 

Ara vermeyi bilmek

Hep anlam veremediğim konu şu oldu, şimdiye kadar yaşadığım kısa süreli iş hayatımda,: insanlar nasıl aralıksız olarak sürekli çalışabiliyorlar? Gerçi çok oldu: o sürekli çalıştığını düşündüğüm kişileri istemsizce iş saatlerinde iş dışında farklı konularda çalışırken buldum (mesala cinsel sayfalar, internet oyunları, hayatın anlamını sunan! powerpoint sunum sayfaları...). Terbiyesizlik yapmadıktan sonra, işe ara vermeyi bilmek, işinizi tam hakkıyla yapmanız için en doğru karar olacaktır: bırakın kendinizi hiçbirşey düşünmeyeceğiniz anlara.. Ama şu da gerçek, deneyimlerimle sabittir, o aralar (sigara içen insanım) belki detaylarda kaybolduğunuz anlarınızı idrak etmek, kavrama, irdeleme zamanıdır. Yani ara gibi olsalar da işinizi düzenleme ortamlarıdır iş araları.. Keyfini de çıkarın, ara verirken işinizi de yapın: olay bu! Her hâlükarda kendinize 60 dakika verin çalışmak için sonra da patronunuz ne derse desin bir 10 dakika aranızı verin. İş verimliliğiniz emin olsun, fark etmediğiniz kadar, artacaktır. 

İş yeri baskısı'ndan (mobbing den) kurtulun

Patronunuz sizden iş istese de sizi işten yıldırabiliyor günümüzün tamahkâr, bencil dünyasında.. Esasen Türkiye'de işi yapmayı istememeyi, günlük çevresel rahatsızlıklardan daha çok, iş yeri ortamı ve patronlar sağlıyor. İş baskısı ile alakalı hazırlanmış güzel bir site: Mobbing Yardım; takip etmenizi öneririm, eğer böyle bir adiliğe maruz kalıyorsanız! 

Esas konu şu


İşinizi hakkıyla yapmak
Zaman kaybetmeyin, facebook'tan daha önemli şeyler var

Source: Things Highly Productive People Do

Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...